Dağların alçalarak plato görünümü aldığı alanlarda ve Adapazarı Ovası’nda bitki örtüsü fakirleşir. Alçak kesimlerde ormanlık sahaların fakirleşmesinde beşeri faaliyetler etkilidir. Orman formasyonu çalışma alanında en geniş yayılışa sahip olan formasyondur. Sahanın alt ve kıyı kuşağında yaprağını döken ağaç ve çalılar yayılış gösterirken yüksek alanlarda soğuk ve nemli ortamlarda yetişen iğne yapraklı ormanlar yayılış gösterir. Sahanın güney ve güneydoğusu Karadeniz ve Akdeniz iklimi arasında geçiş iklimi özelliği gösterir. Bu alanlarda nemcil ve kurakçıl türler beraber görülür. İnceleme alanında ekolojik koşulların gösterdiği yerel farklılıklar nedeniyle orman formasyonunda çeşitlenme ve dikey yönde farklı kuşaklar görülür. İnceleme alanındaki ekolojik koşullara göre en iyi yetişen klimaks formasyon nemli ormandır. Klimatik koşullara göre oluşmuş klimaks topluluklar ise; Fagus orientalis, Quercus petraea, Quercus robur, Abies nordmanniana subsp. bornmuelleriana ve Pinus nigra (karaçam)’dır. Araştırma alanındaki orman formasyonu Atalay (1994)’a göre, nemli-ılıman geniş yapraklı ormanlar, soğuk-nemli-yarı nemli iğne yapraklı ormanlar olarak iki grupta incelenebilir. Fagus oirentalis, Quercus spp., Alnus glutinosa subsp. glutinosa (adi kızılağaç), Tilia argentea (gümüşi ıhlamur), Castanea sativa gibi türlerin yayılış gösterdiği nemli-ılıman geniş yapraklı ormanlarda Fagus oirentalis hakim türü oluşturur. Geniş yapraklı türlerden oluşan ormanlara 500 metre civarlarında endemik bir tür olan Abies nordmanniana subsp. bornmuelleriana ve Pinus nigra dahil olur. Geniş ve iğne yapraklı türlerin oluşturduğu bu ormanlarda geniş yapraklı türler (özellikle Fagus oirentalis) hakimdir.

Yaklaşık 1500 metreden sonra iğne yapraklı ormanlar hakim orman vejetasyonunu oluşturur. İnceleme alnında birçok yerde 1250 metreye kadar Fagus oirentalis hakim ağaç türünü oluşturur. Sahada Fagus oirentalis saf topluluklar oluşturmakla beraber Quercus petraea, Quercus robur, Carpinus betulus, Platanus orientalis (doğu çınarı), Castanea sativa gibi nemcil türlerle beraber yayılış göstermektedir. Sakarya’da orman formasyonun dağılışına kuzey- güney doğrultusunda bakacak olursak; Karasu’da bitki örtüsünün büyük bir kısmı tahrip edilerek yerini fındık bahçelerine bırakmıştır. Ormanlık alanlar dere yataklarında ve yüksek sahalarda (Yanıktepe, Halitağa ve Yenidağ) kümeler haline varlığını devam ettirmektedir. Karasu çevresinde dağlık sahaların kuzey yamaçlarında Fagus orientalis hakimken güney yamaçlarda Quercus spp. hakimdir. Fagus orientalis ormanlarına Quercus spp., Carpinus betulus ve Castanea sativa eşlik eder.

Bahsedilen ormanlık sahaların alt katında yayılış gösteren başlıca türler Rhododendron ponticum (mor çiçekli ormangülü), Vaccinium arctostaphylos (ayı üzümü) ve Rubus sanctus (böğürtlen)’tur. Dere boylarında ise hakim bitki türünü olan Carpinus betulus’a Fagus orientalis ve Castanea sativa eşlik eder. Sakarya Nehri Deltası’nın üzerinde Karasu ve Kaynarca arasında yer alan Acarlar Longozu Karadeniz’e paralel olarak konumlanmış, denize

2 km mesafede, 12 km uzunluğunda ve 1 km ile 1.5 km genişliğinde sulak alandır. Acarlar Longozu, orman ve sulak alan ekosistemlerinin tüm özelliklerinin iç içe geçmesi nedeniyle floristic bakımdan önemli bir sahadır. Acarlar longozunda büyük bir kısmı Fraxinus angustifolia subsp. oxycarpa (sivri meyveli dişbudak) topluluklarından oluşan hidrofil ormanlar yer alır. Fraxinus angustifolia subsp. oxycarpa’ya Alnus glutinosa eşlik eder. Yaklaşık 20 metre boya ulaşan bu ormanların altında 7-8 metre boyunda Carpinus betulus, Carpinus orientalis (doğu gürgeni), Populus tremula (titrek kavak) ve Fagus orientalis yayılış gösterir. Ayrıca Acarlar subasar ormanlarının Elmacık Dağ çevresindeki Fagus orientalis (sol) ve Abies nordmanniana subsp.bornmuelleriana (sağ) alt katında zengin bir çalı ve ot katı da görülür. Acarlar Longozu’ndaki ağaçların bir kısmının yok edilerek yerine tarım alanları açılmıştır.

Sakarya’nın güney batısına doğru gidildikçe bitki türleri üzerinde değişiklikler dikkat çeker. Bu durum Pamukova çevresindeki topografik özelliklerle ilgilidir. Pamukova dört tarafı engebelerle çevrilmiş bir çöküntü sahasıdır. Pamukova ve çevresi Akdeniz ve Karadeniz iklimleri arasında bir geçiş iklimi olan Marmara Geçiş iklimi özelliği gösterdiğinden nemli ve kuru ormanlar sahada yayılış gösterir. Tarım alanları açmak için sahadaki ormanlar tahrip edilmiştir. Ancak tahrip sahasının dışında kalan alçak kesimlerde maki formasyonu hakimdir. Beşeri etkilerin azaldığı kesimlerde orman saha genişler ve Pinus nigra hakim türü oluşturur. Pinus nigra’ya Pinus brutia ikincil hakim tür olarak eşlik etmektedir. Pamukova depresyonunun kuzeyinde bahsedilen kuru ormanların hakimiyeti kısmen azalarak Carpinus betulus, Fagus orientalis ve Quercus spp. gibi nemcil türlerin yoğunluğu artar.

Pamukova Depresyonu’nun güneydoğusunda yer alan Geyve, Pamukova’nın iklimiyle benzer özellikler gösterir. Bu durum bitki örtüsü çeşitliliğine de yansımaktadır. Kuru ormanların hakim olduğu sahada Pinus bruita ormanların tahrip edildiği alanlarda maki formasyonu görülür.

Antropojenik etkilerin azaldığı yerlerde ise Pinus brutia’nın yoğunluğu artar. Pinus brutia’dan sonra sahada yayılış gösteren başlıca ağaç türleri; Fagus orientalis, Carpinus betulus, Castanea sativa, Pinus nigra, Abies nordmanniana subsp. bornmuelleriana, Quercus, Orman altında yayılış gösteren Rubus sanctus, frainetto (Macar meşesi), Quercus robur, Quercus petraea, Quercus pubescens (tüylü meşe), Platanus orientalis, Populus alba (ak kavak) ve Populus tremula’dır. Bahsedilen türler yöre halkı tarafından çeşitli eşyaların yapımında, yakacak ve kereste olarak kullanılmaktadır. Başta Quercus türleri olmak üzere Fagus orientalis ve Carpinus betulus’un kontrollü kesimi yapılarak halk yakacak ihtiyacını karşılamaktadır.

Sakarya’nın güneybatısında en yüksek noktası 1730 metre olan (Erenler Tepe) ve doğu-batı doğrultusunda uzanan Elmacık Dağı bulunur. Elmacık Dağı’ndaki yükselti farkı, orografik doğrultu, bakı, eğim gibi özellikler iklim, toprak ve insan faaliyetlerini etkilediğinden vejetasyon da doğrudan ve dolayı olarak etkilenmektedir. Elmacık Dağı akarsuların oluşturduğu derin vadiler ile parçalanmıştır. Derin vadilerden içeri doğru sokulan kuzey sektörlü rüzgarlar nemli havanın sahaya sokulmasında etkili olur. Bu durum kuzey yamaçlarda hakim olan kayın ormanlarının güney yamaçlarda da yayılış göstermesine olanak sağlar. Elmacık Dağı’nda 150 metreden başlayan Fagus orientalis’e Quercus robur ve Quercus petraea eşlik eder. Fagus orientalis giderek yoğunlaşarak hakim türü oluşturur ve yaklaşık 1200 metreye kadar devam eder. Bu yükseltiden itibaren Fagus orientalis ormanları Abies nordmanniana subsp. bornmuelleriana ile birlikte yayılış gösterir ve 1300 metrelerden itibaren Abies nordmanniana subsp. bornmuelleriana toplulukları yaygınlaşır. Abies nordmanniana subsp. bornmuelleriana 1500-1600 metreye hakim tür olarak yayılış gösterir. Sapanca Gölü Havzası’nın Sakarya il sınırları içinde kalan kısmında nemcil ormanlar geniş alan kaplar. Çalışma alanında hakim ağaç türü Fagus orientalis’dir. İkinci derece hakim ağaç türü Quercus petraea olup bu türlere eşlik eden başlıca ağaç türleri Castanea sativa, Acer campestre, Carpinus betulus, Populus tremula, Alnus glutinosa, Tillia tomentosa’dır. 1860 yılında sahadan geçmiş olan Fransız seyyah George Perrot; Sapanca Gölü güneydoğusundaki tepelerin “sık ve karanlık orman” ile örtülü bulunduğu yazmaktadır. Katip Çelebi XVII. asırda Sapanca Gölü’nün bir “ağaç denizi” halinde bitki örtüsüyle çevrelenmekte olduğunu ifade etmektedir. Sapanca Gölü Havzası günümüzde bitki örtüsünün hızla tahrip edildiği bir sahadır. Bu durum üzerinde yazlık konutların artışı ve bunların giderek daimi konutlara dönüşerek yapı stokunun artmasıyla yakından ilgilidir. Araştırma alanında yükseltinin azaldığı yerlerde orman örtüsü üzerinde beşeri faktörler etkilidir. Kırsal nüfusun tarımsal faaliyetleri, doğal vejetasyon üzerinde degredasyonal değişmelere sebep olmuştur. Genel olarak verimli arazilerin bulunduğu Sakarya’da ormanlık alanların tahrip edilerek tarım sahalarına dönüştürülmesi ormanlık alanların azalmasına etki eder. Sakarya sahip olduğu coğrafi ve özel konumu nedeniyle şehirleşmenin ve sanayileşmenin hızla arttığı bir sahada yer almaktadır. Bu artışa bağlı olarak doğal bitki örtüsü tahrip edilerek yerini sanayi kuruluşları ile yerleşmelere bırakmaktadır.

 

Kaynakça:

Sakarya’nın Fiziki, Beşeri ve İktisadi Coğrafya Özellikleri (2018), Sakarya’nın Bitki Örtüsü Özellikleri, Dr. Öğretim Üyesi Derya Evrim Koç, Sayfa 289-315.