Sakarya Nehri

Sakarya İli’nin başlıca akarsuyu hiç şüphesiz ile de adını veren Sakarya Nehri’dir. Antik çağda Sangarios adıyla tanınan bu nehir kollarıyla birlikte ilin drenajının önemli kısmını sağlamaktadır. Kızılırmak ve Yeşilırmak Nehirleri’nden sonra Türkiye’nin üçüncü en uzun, kuzeybatı Anadolu’nun ise en uzun akarsuyudur. 246.000 km2 alan kaplayan Karadeniz Havzası içerisinde yer alan Sakarya Nehri’nin uzunluğu 810 km olup havzasının yüz ölçümü 58160 km2’dir. Afyon’un kuzeydoğusunda Emir Dağları’nın Bayat Yaylası’ndan Türkmen Dağı’na doğru uzanan yüksek alanın kuzeyinden doğar ancak Nehri’nin belli bir başı yoktur. Bu bölgeden doğan pek çok küçük çay ve kaynak suyu, Sivrihisar meridyeni üzerinde toplanırlar ve Sakarya artık tek bir yatak içerisinde akmaya başlar. Sakarya Nehri’nin başı kabul edilen bir diğer bölge ise Eskişehir İli Çifteler İlçesi’nin 5 km. güneydoğusundaki Sakarbaşı adı verilen bölgedir. Bu bölgede birçok gözden çıkan kuvvetli sular, daha kuzeyden gelen Bardakçı ve Ilıca Suları ile birleşerek ileride Seyit Suyu’na katılır. Uzunluk göz önüne alındığında Seyit Suyu Sakarya Nehri’nin başı olarak kabul edilir.

Sakarya Nehri kuzeydoğu yönünde aktıktan sonra Çifteler yakınında doğuya dönerek Eskişehir ile Ankara illeri arasında doğal bir sınır çizer. Daha ileride, Ankara’nın Polatlı ilçesinin yakından geçtikten sonra nehre en önemli kollarından biri olan Porsuk Çayı katılır. Daha ileride, doğudan gelen Ankara Çayı’nı bünyesine alan Sakarya Nehri, sonrasında kuzeybatıya ve batıya döner. Bu kesimde yatağını derinleştiren nehre, kuzeydoğudan gelen Kirmir Çayı ile kuzeyden gelen Aladağ Çayı katılır. Eskişehir’i Ankara’dan ayıran il sınırı, Sarıyar (Hasan Polatkan), Gökçekaya ve Yenice Barajları ardında suların toplanmasıyla oluşan yapay göllerin orta bölümünden geçer ve daha sonra kuzeybatıya ve kuzeye yönelir. Nehre bu kesimde güneybatıdan gelen Karasu ve Göksu Çayları ile doğudan gelen Göynük Çayı katılır. Göksu kavşağından sonra kuzeydoğuya dönerek Canbaz Boğazı’na giren Sakarya Nehri, buradan çıktıktan sonra önemli bir tarım alanı olan Pamukova’ya ulaşır. Bu bölgeden sonra Geyve Boğazı adı verilen dar ve derin boğazlardan geçerek Akova da denilen Adapazarı Ovası’nı oluşturur. Adapazarı Ovası’ndan sonra genellikle güney-kuzey doğrultusunda akan nehre güneyden gelen Mudurnu Çayı ile güneybatıdan gelen ve Sapanca Gölü’nün fazla sularını taşıyan Çarksuyu Deresi katılır. Sakarya Nehri kuzeyde Sakarya İli Karasu İlçesi’nin Yenimahalle bölgesinde Karadeniz’e dökülür (Foto 8). Sakarya Nehri’nin önemli kolları menbaadan mansaba doğru Seydi Suyu, Porsuk Çayı, Ankara Çayı, Kirmir Çayı, Karasu Çayı, Göksu Çayı, Göynük Çayı, Mudurnu Çayı ve Çarksuyu Deresi şeklinde sıralanabilir.

Pamukova İlçesi’nin Mekece köyü civarında Sakarya İli sınırına giren nehrin il içerisinde kalan kısmının uzunluğu yaklaşık 155 km’dir. İl içerisinde girdiği bölgeden itibaren kuzeydoğuya doğru uzanan nehir, 17 km. boyunca Pamukova-Geyve İlçeleri’nin doğal sınırını oluşturmaktadır. Geyve İlçesi Epçeler Mahallesi yakınlarından itibaren Geyve Boğazı’na giren Sakarya Nehri kuş uçuşu yaklaşık 13 km. lik bir hat boyunca bu dar ve derin vadinin içerisinden akar. Geyve Boğazı’ndan çıktığı bölgeden itibaren taşıdığı yüksek miktardaki alüvyal malzemeyi biriktirerek Adapazarı Ovası’nı oluşturur. Hendek-Ferizli-Söğütlü sınırlarının kesiştiği bölgede yükseltinin hafif arttığı bir yataktan geçse de Adapazarı Ovası’na girdiği yerden mansap kısmına kadar genel olarak akarsuyun yatak eğimi çok azdır.

Sakarya İli sınırları içerisinde ise hiç büyük baraj bulunmamakla birlikte daha küçük ölçekli HES’ler mevcuttur. Pamukova HES, Doğançay HES I, Doğançay HES II, Adasu HES hem  Sakarya il sınırları içerisinde hem de Sakarya Nehri üzerinde inşa edilmiş su yapılarıdır.

Mudurnu Çayı

Bolu İli’nde Abant Dağları’nın güneyinde yer alan tepelerden doğan küçük derelerin oluşturduğu Mudurnu Çayı yaklaşık olarak 130 km. uzunluğundadır. 1720 km2 drenaj alanına sahip olan bu çayın Sakarya İli toprakları içerisinde kalan kısmının uzunluğu ise 65 km. civarındadır. Akyazı İlçesi’ne bağlı olan Dokurcun ’da Sakarya İli topraklarına giren Mudurnu Çayı Sakarya Nehri’nin önemli kollarından biridir. Söğütlü İlçesi Rıza Bey Mahallesi doğusunda, Hendek-Söğütlü  ilçelerinin sınırına yakınlarında Sakarya Nehri’ne katılmaktadır.

En büyüğü Dinsiz Çayı olmak üzere Ulu Dere, Köy Dere, Kanlı Dere, Karapınar Deresi, Akdere, Güçücek Deresi vb. irili ufaklı pek çok kolu vardır. Mudurnu Çayı üzerinde, Bolu İli Mudurnu İlçesi sınırları içerisinde yer alan bir adet HES bulunmaktadır. Yıllık ortalama 29,21 MW enerji üreten bu enerj santralin adı Göksu’dur.

 

Dinsiz Çayı

34 km’lik uzunluğuyla Mudurnu Çayı’nın en uzun koludur. Sakarya’nın Hendek İlçesi’nde, Keremali Dağı’ndan kaynağını almaktadır. Dinsiz Çayı’na önce doğudan Fabrika Dere, daha sonra güneybatıdan Bıçkı Dere-Kallen dereleri, daha ileride de doğudan Balıklı Dere karışmaktadır. Mudurnu Çayı’nın Sakarya Nehri’ne karıştığı noktadan yaklaşık 3,6 km. önce, Adapazarı-Akyazı-Hendek ilçe sınırlarının kesiştiği bölgede Mudurnu Çayı’na katılmaktadır. Yıllık ortalama akım miktarı 10,67 m3/sn.’dir (2013-2017).

 

Çark Deresi

Sapanca Gölü’nün bir gideğeni, ayağı olan Çark Deresi, gölün fazla sularını Sakarya Nehri’ne aktarmaktadır. Yaklaşık 45 km. uzunluğundaki Çark Deresi Sapanca Gölü’nün kuzeydoğusundan, Arifiye İlçesi sınırları içerisinden kaynağını almaktadır. Sapanca Gölü’nün doğusundaki Gölbaşı mevkiinden çıkan Çark Deresi, batıdan Elmalı Deresi ve Kambursöğüt Deresi’ni alarak kuzeydoğuya yönelir. Gölden çıktığı noktadan itibaren yaklaşık 3,5 km. boyunca kabaca doğuya doğru ilerleyen dere daha sonra kuzeye yönelerek bazen kuzey doğu bazen kuzeybatı yönünde devam eder. Bu  bölgede Adapazarı-Serdivan İlçeleri’nin sınırını Çark Deresi oluşturmaktadır. Burada kanal içine alınarak yatağı da değiştirilen Çark Deresi Karaman mahallesinden tekrar kuzey doğuya yönelerek Ferizli İlçesi kuzeyinde, batıdan Sakarya Nehri’ne katılmaktadır. Akım seviyesi ilkbahar aylarında yüksek, yaz aylarında ise düşüktür.

Bir dönem Sapanca Gölü’nün su seviyesindeki azalmanın da etkisi ile su miktarı azalarak yatağı adeta kuruyan Çark Deresi 2007 yılında tamamlanan Sakarya Nehri Çark Deresi Bağlantı Projesi ile tekrar Sakarya Nehri’ne bağlanmış oldu.

 

Darıçayır Deresi

Sakarya İli Hendek İlçesi kuzeyinde Kocadöngel köyü yakınlarından aynı adla doğan bir diğer adı da Darıçayır olan bu dere yaklaşık 33 km. uzunluğundadır. Karasu İlçesi sınırlarına girdikten sonra  doğudan Bıçkıdere ve Alabalıklı Dereyi alır. Karasu Merkez mahalle kuzeyinde doğudan gelen Kızılcık Dere ile birleşerek Tuzla mahallesi yakınlarında Sakarya Nehri’ne katılır.

 

Melen Deresi

Düzce İli içerisinde Efteni Gölü’nden doğan Melen Deresi (Büyük Melen) yaklaşık 50 km. uzunluğa sahiptir. Nehrin aşağı havzasındaki yaklaşık 21 km.lik kısmı ilimiz sınırları içerisinde yer alırken bazı kısımlarda Sakarya-Düzce il sınırını teşkil etmektedir. Nehrin havza yukarısındaki geri kalan kısmı Düzce İli sınırları içerisindedir. Diğer adı da Koca Melen olan olan bu dere genellikle durgun olarak akmaktadır (Kaynak sahasından ağız kısmına doğru sırasıyla batıdan Yongalık Dere, Köprü Dere, doğudan Abuzar Dere, batıdan Kara Dere, Cehennemözü Deresi, Maden Deresi ve Son Dere gibi

küçük dereleri alır. Kocaali İlçesi’nin doğusundan, Sakarya-Düzce il sınır yakınlarından Karadeniz’e dökülür. Melen deresinin denize kavuştuğu bu bölgeye Melenağzı denilmektedir.

 

Maden Deresi

31 km uzunluğundaki Maden Deresi Karasu İlçesi’nin güneyinden, Hendek sınırı yakınındaki Çataltepe’den kaynağını almaktadır. Doğduğu yerde Kabalak Dere adıyla anılmaktadır. Kaynak sahasından itibaren kuzeye doğru akışını sürdüren Maden Deresine güneybatıdan gelen Yayla Dere katılmaktadır. Karasu İlçesi doğusundan Karasu (Karacasu) adıyla Karadeniz’e dökülmektedir. 2,75

m3/sn. yıllık ortalama akım miktarı vardır.

 

Akçay

Pamukova İlçesi kuzeyinde Çakıltepe (1219 m.) yakınlarından doğan bu dere kaynak sahasında Alaçam Deresi olarak adlandırılmaktadır. Doğduğu yerde önce yaklaşık 8,5 km. boyunca doğuya doğru, kabaca Sapanca İlçesi güney sınırına paralel bir şekilde akarak Geyve’ye girer. Daha sonra kuzeye yönelerek Sapanca İlçesi içerisine girmektedir. Fevziye Köyü yakınlarında tekrar doğuya yönelen Akçay Deresi Adliye Köyü yakınlarında batıdan Sakarya Nehri’ne katılmaktadır. Akçay’ın toplam uzunluğu yaklaşık 26 km.’dir.

 

Karaçay

Geyve İlçesi doğusundaki Veliler Mahallesi kuzeyinden doğan Karaçay yaklaşık 23 km. uzunluğundadır. Doğduğu yerde Koca Dere adıyla anılan Karaçay önce güneye sonra güneybatıya doğru ilerler. Bu yörede Çay Dere adıyla da anılan bu akarsu Hacıosmanlar Mahallesi kuzeyinde bir dirsek yaparak kuzeybatıya doğru döner. Geyve İlçe merkezi civarlarında doğudan Sakarya Nehri’ne katılır.

 

İstanbul Dere

Sapanca Gölü havzası içerisinde yer alan İstanbul Dere gölün güneyinde yer almaktadır. Bir kolu Hasanhüseyin Tepesi diğer kolu Doğansivrisi Tepesinden doğan İstanbul Dere kuzeye doğru akarak Sapanca Gölüne karışır. Yaklaşık uzunluğu 12,8 km olan bu derenin yıllık ortalama akım miktarı 0,41 m3/sn.dir.

 

Mahmudiye Deresi

Sapanca Gölü’nü besleyen derelerden bir diğeri de Mahmudiye Deresidir. Soğucak Yaylasından kaynağını alan Mahmudiye Deresinin toplam uzunluğu 15 km. civarındadır. Yıllık ortalama akım miktarı 0,30 m3/sn.dir.

 

Kuruçay

Kurtköy Deresi adıyla da bilinen dere Sapanca Gölü güneyinde yer alır. Güneyden kuzeye doğru uzanarak Sapanca Gölüne dökülen Kuruçay Soğucak Yaylasının kuzey batısından, yaklaşık 1250 m. yüksekten doğar. Kuruçay’ın uzunluğu toplam 11,8 km. kadardır. Yıllık ortalama akım miktarı 0,36 m3/sn.dir.

 

Göynük Çayı

Bolu’nun Göynük İlçesi’nden kaynağını alan Göynük Çayı Taraklı doğusundan Sakaryaİli topraklarına

girer. İlimizin güneyinde, Taraklı ve Geyve İlçelerinin topraklarını kat ederek kabaca doğudan batıya doğru ilerleyen Göynük Çayı Osmaneli güneyinde Sakarya Nehri’ne katılır. Karaçam Deresi, Buzluca Dere, Gündüzler Deresi, Kuzgun Dere, Aksu Deresi, Arabacılar Çayı gibi pekçok küçük kolu vardır. Yıllık ortalama akım miktarı 2,02 m3/sn.’dir (2013-2017).

 

Kaynakça:

Sakarya’nın Fiziki, Beşeri ve İktisadi Coğrafya Özellikleri (2018), Sakarya’nın Hidrografik Özellikleri, Dr.Öğr. Üyesi Ayşe Atalay DUTUCU, Sayfa 221-248.

Maden Deresi ve Şelalesi:
Karasu-Kocaeli sınırları içerisinde yer alan dere ve şelale Sakarya’nın en çok ziyaret edilen turistik yerlerinden biridir. Şehir merkezine yaklaşık 65 km. mesafededir. Sit alanı olarak ilan edilen bu bölgede eskiden maden yatakları işletilmekte iken daha sonraları maden ocakları terk edilmiştir. Gür ağaçlara sahip ormanlık alan ve serin sulara sahip derenin yer aldığı bu bölge doğa yürüyüşü, piknik, kampçılık, fotoğrafçılık açısından elverişlidir. Bu sebeplerden özellikle yaz aylarında, hafta sonlarında ziyaretçi akınına uğramaktadır. Doğançay Şelalesi; Geyve ilçesi, Maksudiye köyü sınırları içerisinde yer alan şelale şehir merkezine yaklaşık 35 km mesafede olup 600 metre yükseklikte yer almaktadır. Doğal bir ortam olarak önemli rekreasyon potansiyeline sahip olduğu görülen şelale ve çevresi 2013 yılında tabiat anıtı olarak ilan edilmiştir (T.C. Orman Ve Su İşleri Bakanlığı Sakarya Bölge Müdürlüğü, 2013).

Soğucak Şelalesi:
Sapanca ilçesinde yer almaktadır. Kestane, kayın ve ıhlamur ağaçların oluşan orman içindeki patikalardan ulaşılır. Şehir merkezine 30 km. mesafededir.

Harkköy Şelalesi ve Kanyonu:

5 kattan oluşan bir şelale olup Taraklı ilçesinde yer almaktadır. Taraklı’nın kuzeybatısında ilçe merkezine 17 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Dağcılık ve kanyon yürüyüşü açısından elverişli olan bu kanyonun içerisinde dalgıçlar tarafından keşfedilen bir mağara da bulunmuştur. Mağaranın içerisinde kanyonun giriş kısmına 40 metre mesafede 15 metrelik bir şelale olduğu da ifade edilmiştir.

 

Kaynakça:

Sakarya’nın Fiziki, Beşeri ve İktisadi Coğrafya Özellikleri (2018), Sakarya’nın Hidrografik Özellikleri, Ayşe ATALAY DUTUCU Sayfa 121-248.

Sapanca Gölü

İzmit Körfezi’nin doğusunda, adeta onun bir uzantısı olan Sapanca Gölü adını bulunduğu  Sapanca İlçesi’nden almıştır. Tektonik oluşumlu bir göl olan Sapanca Gölü’nün doğu-batı yönündeki uzunluğu 16 km., kuzey-güney yönündeki en geniş yeri 5 km. ve göl yüzölçümü ise 47 km2 civarındadır. Gölün toplam kıyı uzunluğu 39 km. olup bunun 13 km’si Kocaeli, 26 km’si de Sakarya İli sınırları içerisinde kalmaktadır. Doğu-batı uzanışlı bu gölün iki ucu, özellikle doğusu sığ ve sazlıktır. Gölün kuzey kıyılarından göle doğru inen küçük dereler arasında kabaran sırtları göl suları aşındırarak bu bölgelerde adeta falezler oluşturmuştur. Güney kıyılarda da göle doğru sokulan birkaç burun yontularak birkaç falez meydana getirilmiştir. Ancak güney kıyılardaki dereler daha bol su taşıdıkları ve daha yükseklerden kaynaklarını aldıkları için bu kısımda göle doğru sokulan küçük delta ovaları meydana getirmişlerdir. Göl havzasının yüzölçümü 251 km²’dir. Keçi Deresi, İstanbul Deresi, Kurtköy Mahmudiye Deresi, Yanık Deresi, Karaçay Deresi, Balıkhane Deresi, Çifteçınar Deresi, Tuzla Deresi, Kanlıtarla Deresi, Eşme Deresi, Kuru Dere, Maden Deresi, Çatalölü Deresi, Altıkuruş Deresi, Harmanlar Deresi, Aygır Deresi, Cehennem Dere ve Arifiye dereleri gölü besleyen derelerdir. Bu derelerin çoğu kuru dere özelliğinde ani taşkınlara neden olan ve çok rüsup getiren derelerdir. Ayrıca göl, göl tabanından çıkan birçok kaynak akımıyla beslenmektedir. Göl doğuda Çarksuyu Deresi aracılığı ile Sakarya Nehri’ne boşalmaktadır ve gölün tek gideğeni budur.

Gölün ortalama derinliği 36 m. en derin yeri ise 52 m.’dir ve deniz seviyesinden 23 m. aşağıda bulunmaktadır. Bu özelliği ile gölün su seviyesinin bir kısmı deniz seviyesinin altında bir kısmı üzerinde bulunmakta olup kryptodepresyon özelliği göstermektedir. Suları tatlı olan Sapanca Gölü Adapazarı ve çevre ilçelerin ana içme suyu kaynağı olarak kullanılmaktadır. Göl suları ayrıca sanayide ve sulama amaçlı olarak da kullanılmaktadır. Gölden ekolojik emniyet ölçüleri içerisinde kullanılabilecek su miktarı azami 136 hm³/yıl’dır. Gölün deşarj ayağını oluşturan Çark Deresi’ndeki ekolojik hayatın sürdürülebilmesi için 10 hm³/yıl suyun yatağa bırakılması gerekmektedir.

Gökçeören Gölü

Adapazarı Ovası’nın kuzeybatısında yer alan Gökçeören Ovası’nın nispeten alçak olan orta kısmı, yakın yıllara kadar 25 ha yüzölçümü olan geçici bir göl halinde bulunmaktaydı. Ancak 1950’lerden itibaren açılan drenaj kanalarıyla bu göl tamamen kurutulmuştur. Yağışlı mevsimde ise mevcut ovanın en çukur yerinde su birikmeleri, bataklık oluşumları görülebilmektedir. Gökçeören Ovası’nın güney kenarı Yeşildere, Kazımpaşa, Selahiye, Serdivan yerleşmeleri boyunca uzanan bir fay dikliğine tekabül eder.

 

Poyrazlar Gölü

Sakarya’nın Adapazarı İlçesi sınırları içerisinde bulunan Poyrazlar Gölü, ilçe merkezinin yaklaşık 8 km. kuzeydoğusunda yer almaktadır. Bir diğer adı Teke Gölü olan bu gölün yüzölçümü 60 hektar (6 km2) kadardır. Göl yüzeyi deniz seviyesinden 25 m. yukarıdadır. Kıyı uzunluğu 4400 m.olan gölün ortalama derinliği 3 m., en derin yeri 8 m.’dir. Güney kıyıların derinliği kuzeye göre daha azdır. Sakarya Nehri’nin eski yatağında oluşan Poyrazlar Gölü, iki sırt arasında uzanmaktadır. Nehrin şu anki yatağı gölün güneydoğusunda kalmaktadır. Sakarya Nehri taştığı zamanlar fazla suları göle boşalmaktadır ayrıca tabandan sızıntı yoluyla da gölü beslemektedir. Göl kuzey ucundan bir ayakla Sakarya Nehri’ne boşalır. Suları tatlı olan bu göl yağmur suları ve yeraltı suları ile beslenmektedir. Bu gölde başta sazan olmak üzere tatlı su balıkları yaşamaktadır. Özellikle Adapazarı ve çevre ilçelerin vatandaşları için önemli bir rekreasyon alanı olan göl çevresi 1.07.2011 tarihinde Tabiat Parkı ilan edilmiştir. Yüzölçümü 231 km2 olan bu park, yoğun insan baskısı dolayısıyla çevresel tahribata maruz kalmaktadır. Ayrıca göl suları DSİ tarafından sulama amaçlı olarak kullanılmaktadır. Poyrazlar Gölü kara ve su kuşları açısından önemli bir zenginliğe sahiptir. Gölde günümüze kadar yapılan çalışmalarda 154 kuş türü tespit edilmiş olup;65’i (% 42) yerli kuş türü, 47’si (%31) yaz göçmeni, 36’sı (%23) kış göçmeni ve 6’sı transit göçer olarak belirlenmiştir.

 

Taşkısığı Gölü

65 ha yüzölçümü olan bu göl Poyrazlar Gölü’nün yaklaşık olarak 5 km kuzeybatısında, Adapazarı İlçesi içerisinde yer almaktadır. Alüvyon set gölü olan bu gölün uzunluğu 1,18 km. genişliği ise 0,94 km.’dir. Diğer adı Çaltıcak olan bu göl, güneyinde Taşkısığı ile kuzeyinde Çaltıcak köyleri arasında yer almaktadır. Deniz seviyesinden yaklaşık 14 m. yüksekte bulunan bu gölün en derin yeri 3,8 m.’dir. Suları tatlı olan bu göl dipten gelen kaynaklarla beslenmektedir. T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından korunan alanlar içerisinde yer alan bu göl “Sulak Alan” statüsündedir. Göl çevresinde uzun yıllardan beri faaliyet gösteren taş ocağı ve kireç fabrikası ile askeri birliğin atık suları uzun yıllar göle dökülmekte idi. Ancak artık bu durum değişmiş, göl ve çevresi temizlenmeye başlamıştır. Göl yakınında ENKA’ya ait bir doğalgaz çevrim santrali bulunmaktadır.

 

Küçük Akgöl

Taşkısığı Gölü’nün yaklaşık 1,8 km. doğusunda yer alan ondan daha küçük bir göldür. Söğütlü İlçesi sınırları içerisinde, Adpazarı-Karasu yolunun yaklaşık 2 km. batısında yer almaktadır. Yüzölçümü 16 ha olan bu göl 0,58 km uzunluğa ve 0,51 km genişliğe sahiptir. Deniz seviyesinden 12 m. yüksekte yer alan bu gölün derinliği de fazla değildir. Güneyi kuzeyinden daha derin olan bu gölün maksimum derinliği 1,3 m.’dir. Oluşum tipine göre bir Alüvyal set gölüdür. 2.dereceden doğal sit alanı olarak korunmaktadır.

 

Büyük Akgöl

Ferizli’nin kuzeydoğusunda, Karasu sınırında yer alan bir tatlı sulu bir alüvyal set gölüdür. Sakarya Nehri’nin yaklaşık 3 km. kadar batısında yer alan bu göl kabaca ters üçgen şeklindedir. En geniş yerinin genişliği 2,2 km. iken güney kesiminin genişliği 600 m. ye düşer. Gölün uzunluğu ise 2,8 km. kadardır. Drenaj a lanı 47 k m2 olan bu gölün en derin yeri 6 m.’dir. Kenarları genellikle sazlık- bataklık olan bu gölün özellikle güney kesimi mesire alanı olarak kullanılmaktadır. Turna, sazan, kızılkanat ve yayın gibi balık türlerinin bol olduğu bu gölde balıkçılık faaliyetleri yapılmaktadır.

 

Acarlar Longozu

Longoz (subasar) alanları kıyı ve sulak alan ekosistemlerinin iç içe geçtiği, flora ve fauna bakımından çeşitli tür zenginliklerine sahip olmaları bakımından hem ülkemiz hem de dünya için çok önemli sahalardır. Acarlar Gölü Longoz Ormanı, Sakarya Nehri Havzası’nda Karasu ile Kaynarca ilçeleri içerisinde yer almaktadır. İçi ormanla kaplı bu göl, Karadeniz’e paralel olarak konumlanmış, denize 2 km mesafede, 12 km uzunluğunda ve 1 km ile 1.5 km genişliğinde bir sulak alandır. Eski bir kıyı ovasının tabanından gelen akarsuların önünün kıyı kumulları tarafından tıkanmasıyla, kumulların arka tarafında biriken sularla oluşmaktadır.

 

Sulak alanın deşarjı doğu tarafındaki Okçular Deresi ile Sakarya Nehri’ne, oradan da Karadeniz’e boşalmaktadır. Okçular deresi DSİ tarafından taşkınları önlemek amacıyla 1971 yılında kanal haline getirilmiştir. Batıda ise gölü besleyen dereler bulunmaktadır. Gölün derinliği yağışlı dönemlerde özellikle kış aylarında 5-6 m.’yi bulmakta, yağışın azaldığı yaz mevsiminde ise 1 m.’ye kadar düşmektedir. Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Acarlar Longozu 1976 yılına kadar herhangi bir koruma altına alınmamıştır. 1976 yılında Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü tarafından tamamı 2800 ha olan gölün batı kısmındaki 1576 ha alan “Yaban Hayatı Koruma Sahası” olarak ilan edilmiştir. 2006 yılında da “Yaban Hayatını Geliştirme Sahası” statüsünü almıştır. Ayrıca 1998 yılında “I. Derecede Doğal Sit Alanı” olarak ilan edilmiştir.  Ancak Acarlar Gölü ve Longoz Ormanı çevresinin yörede yaşayan halk tarımsal amaçlarla kullanılması yakın zamana kadar devam etmiştir. Yapılan araştırmalar göl çevresindeki sulak alanların yüz ölçümünün 2001 yılında 3518 ha iken 2010 yılında 2630 ha’a düştüğünü göstermektedir. Ayrıca mevsimlik olarak göl suyunun çekildiği alanlarda yapılan tarım faaliyetleri ve faaliyetler sırasında kullanılan ilaçlar, göl ekosistemini tehdit eden diğer önemli bir unsur olmuştur.

 

Acarlar Longozu, coğrafi konumuna bağlı olarak Avrupa-Sibirya flora bölgesinin Öksin alt flora bölgesine dâhildir. Öksin bölgesine ait türlerden, dişbudak (Fraxinus ornus), kızılağaç (Alnus), karaağaç (Ulmus campestris), kızılcık (Cornus), gürgen (Carpinus betulus-Carpinus orientalis), fındık (Corylus), akçaağaç (Acer platanoides- Acer campestre), üvez (Sorbus torminalis) ve kayın (Fagus orientalis) bu alanda görülen türlerdendir. Ormanın hâkim ağacını dişbudak oluşturmaktadır. Sahada su ortamlarına uyum sağlamış bazı bitkilerde yer almaktadır. Bunlar su küpesi (Circaea Iutetiana), su menekşesi (Hottonia palustris), göl soğanı (Leucojum aestivum), sarı nilüfer (Nuphar luteus), su gülü (Nym phaea alba), su keneviri (Bidens tripartitus) ve Thelypteris palustris’dir. Sahada orman altında yer alan önemli su bitkilerinden su menekşesi (Hottonia palustris) Türkiye’de sadece burada yer alır. Göl soğanı (Leucojum aestivum) ve Thelypteris palustris ise ülkemizde görülen nadir su bitkileri arasındadır.

Kaynakça:

Sakarya’nın Fiziki, Beşeri ve İktisadi Coğrafya Özellikleri (2018), Sakarya’nın Hidrografik Özellikleri, Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Atalay Dutucu, Sayfa 221-248.

60 km. Karadeniz’e kıyısı olan ilin kuzeyde Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçeleri sınırları boyunca eşsiz kumsalı ve şifalı kumu bulunmaktadır. Deniz turizmi açısından cazip mekânlara sahip olan Sakarya geleceğin gözdesi olmaya adaydır.
Karasu: 20 km. uzunluğunda geniş bir kumsala sahip olan Karasu sahili romatizmal rahatsızlıklara iyi gelen ince taneli kumu ve temiz suyu ile doğal bir plajdır. Özellikle yaz aylarında hafta sonları serinlemek maksadıyla sahil hattına akın eden ziyaretçileri sayesinde yoğunluk yaşanmaktadır. Bu ziyaretçiler günübirlik geldiği gibi ikinci konutlarda, ilçede bulunan pansiyon ve otellerde de konaklamaktadır.
Sahil hattı boyunca yeme-içme tesisleri, müzikli eğlence yerleri ile yaz akşamları oldukça hareketli geçmektedir. İlçe’nin turizm potansiyeli olan bir bölgesi de “Botağzı” diye bilinen, merkeze yakın Yenimahalle Semti’nde yer alan, Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü bölgedir. Özellikle hafta sonu yoğun ziyaretçi çeken bölgede yeme-içme tesisleri, çay bahçeleri mevcuttur. Burada her mevsim taze balık yemek mümkündür.

Kocaali: Karasuya 16 km. uzaklıkta bulunan Kocaali İlçesi şifalı kumu, doğal plajı, kolay ulaşımı ile eşsiz bir sahile sahiptir. İlçe özellikle ikinci konutlarıyla il turizmine katkı sağlamaktadır. Kocaali İlçesi’nde bulunan ikinci konutlar Karasu İlçesi’nden farklılık göstermektedir. Karasu’da genellikle çok katlı ikinci konutlar yaygınken, Kocaali İlçesi’nde konutlar tek veya iki katlı ve genellikle siteler halindedir. Bu bölge Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e taşıdığı kirlilikten de fazla etkilenmemektedir. Pansiyonculuğun da yaygın olduğu ilçede yeme-içme tesisleri, müzikli eğlence yerleri Karasu İlçesi’ndeki kadar olmasa da bulunmaktadır.
Melenağzı: Sakarya ili ile Düzce il sınırını oluşturan kesimdedir. Kıyı tamamen kumsaldır.

Kaynakça:
Sakarya Rehberi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2011
file:///C:/Users/Sau/Downloads/SakaryaDogaTurizmMasterPlan.pdf

Sakarya, jeotermal enerji kaynakları yönünden önemli bir potansiyele sahiptir. Bugüne kadar yapılan araştırmalarda Akyazı İlçesi Kuzuluk Beldesi, Taraklı ve Geyve ilçelerinde jeotermal kaynak suları tespit edilmiştir. Sakarya İli’nde bugüne kadar 13 sondaj yapılmış ve ilin jeotermal kaynak potansiyeli 82,22 MWt olarak belirlenmiştir. İldeki mevcut jeotermal kaynak suları jeotermal enerji yönünden düşük entalpili (toplam enerjisi) (20-70oC) enerji kaynakları grubunda yer almaktadır. Jeotermal kaynak sularından halihazırda kaplıca, konut ve sera ısıtılmasında (2017 yılında 5800 m2) yararlanılmakta olup elektrik enerjisi üretimi yönünden bir yararlanma söz konusu değildir. İlin bu enerji yönünden mevcut potansiyelinin belirlenmesi için araştırmaların yaygınlaştırılması gerekmektedir. Aşağıda ildeki mevcut jeotermal alanların özellikleri ile ilgili bilgiler verilmiştir.

 

Kuzuluk jeotermal alanı: Bu alanda 30-50ºC sıcaklık ve 4 lt/sn debideki doğal su çıkışı yanında yapılan sondajlarla 60-84ºC sıcaklıkta, 293 lt/sn debide ve 56,5 MWt potansiyel güce sahip su kaynağı tespit edilmiş ve kullanıma sunulmuştur. Yapılan değerlendirmelere göre bu alandaki jeotermal kaynakların 10 bin konutun ısıtılmasına uygun olduğu belirlenmiştir. Kuzuluk’ta 1994 yılında merkezi ısıtma kullanılmaya başlanmıştır. Buradaki jeotermal suyun giriş sıcaklığı 80oC, çıkış sıcaklığı 40oC ve kuruluş kapasitesi 11,2 MWt olarak ifade edilmektedir. Yapılan çalışmalarda derinlik kayaçlarının oluşum yaşları itibarı ile ısıtıcı özellikte olmadıkları, sıcak su varlığının yerin derinliklerine çeşitli şekillerde süzülen yağış sularının magmatik sokulumların etkisiyle ısınması ve Kuzey Anadolu Fayına verev açılı açılma çatlakları ana sistemindeki kırık hatları boyunca tekrar yüzeye çıkmaları neticesinde oluştuğu tespit edilmiştir. Söz konusu jeotermal sistemdeki sıcak suların rezervuarını Sultaniye metamorfikleri içindeki kalkşist ve mermer düzeyleri ile Abant formasyonu içerisindeki kireçtaşı ve mermer bloklarının, örtü kayayı ise Çaycuma, Yığılca ve Örencik formasyonlarının oluşturduğu belirlenmiştir. Ayrıca Paleosen ve Eosen yaşlı kireçtaşlarının bol kırıklı, çatlaklı ve erime boşluklu oldukları için bölgede su tutma özelliğinde olan formasyonlar oldukları, güney ve güneybatıdaki alanların sıcak su potansiyelinin Kuzuluk kaplıca sahasından daha fazla olacağının ve 700 m ile 1200 m arasındaki derinliklerden jeotermal akışkan elde edilebileceğinin düşünüldüğü ifade edilmektedir.

 

Taraklı jeotermal alanı: Bu jeotermal alanda 26-41ºC sıcaklık ve 5 lt/sn debili doğal çıkışa sahip kaynaklar belirlenmiştir. Açılan kuyulardan elde edilen sular kaplıca ve kaplıca tesisi ısıtma amaçlı kullanılmaktadır.

 

Geyve jeotermal alanı: Geyve İlçesi’nde Ahibaba ve Ilıcaköy mevkilerinde doğal çıkışa sahip jeotermal su kaynağı tespit edilmiştir. Bu kaynağın sularının sıcaklığı 26-41ºC ve debisi 5,5 lt/sn olarak tespit edilmiştir. Bu sulardan halihazırda yararlanılmamaktadır.

Kaynakça:

Sakarya’nın Fiziki, Beşeri ve İktisadi Coğrafya Özellikleri (2018), Sakarya’da Enerji Kaynakları ve Madenler, Dr. Öğretim Üyesi Yüksel Güçlü, Sayfa 517-541.