ATASÖZLERİ

Atasözü; bir fikri ve/veya öğüdü mecaz yolu ile kısa, kesin olarak anlatan eskiden beri söylene gelmiş veciz sözlerdir. Çoğunlukla halkın ortak bilgeliğini dile getirir. Bütün toplulukların kendilerine mahsus atasözleri vardır. Aşağıda Sakarya yöresinde söylenen atasözlerinden bazıları yer almaktadır.

  • Acele ile menzil alınmaz.
  • Acılı başta akıl olmaz.
  • Acırsan Taraklı’nın öküzüne acı.
  • Ak akçe kara gün içindir.
  • Akrabanın akrabaya ettiğini akrep etmez.
  • Alan el olma veren el ol.
  • Ali evlendi Güllü gelin oldu.
  • Ali evlendi Güllü görücüye gitti.
  • Altgıya oturulmadan üstgıya oturulmaz.
  • Ana rahminden geldik pazara, kefen aldık gidiyoruz mezara.
  • Armıt dibine düşe.
  • Aşadan yer yakdı, yukadan gün yakdı.
  • Ayağını yorganına göre uzat.
  • Az veren candan, çok veren maldan.
  • Beyler buyruğu yoksula kan ağlatır.
  • Bin bilsen de bir bilene danış.
  • Bin dost az, bir düşman çoktur.
  • Bir elin nesi var iki elin sesi var.
  • Böle darak dişi gibi insan; iyi insan.
  • Can çıkar huy çıkmaz.
  • Çok yaşayan değil, çok gezen bilir.
  • Damlaya damlaya göl olur.
  • Davulun sesi uzaktan goygun gelir.
  • Dert, saklayanda kalır.
  • Dövendeki öküze burunduruk takılmaz.
  • Düğün arpasıyla at beslenmez.
  • Düğün evinde kız, yaylada öküz beğenilmez.
  • Dünya ahret gardaşım osun.
  • Ekmek mayadan kız anadan olur.
  • Ekmek olmadan, yemek olmaz.
  • El elden üstündür.
  • Elden gelen üğün omamış, o da vaktinde bulunmamış.
  • Erkek kısmı eşeğinden, karı kısmı döşeğinden belli olur.
  • Gece gözüyle bez, genç gözüyle kız alma.
  • Güzün ekilen darıdan, kocasından geç kalkan hanımdan hayır gelmez.
  • Mudurnu’nun kızı, Göynük’ün boğazı, Taraklı’nın namazı, Geyve’nin bey namazı meşhurdur.
  • Mutluluk evine giden yol, ızdırap bahçesinden geçer.
  • Namuslu adamdır, kursağından haram lokma geçmemiştir.
  • O ede, sen dinesin.
  • Öküzün sırtına düşen tohumla, yere düşen tohum bir olmaz.
  • Ön teker nereden giderse, arka teker de oradan gider.
  • Sakla samanı, gelir zamanı.
  • Sen bilirsin deyince dövüş kavga olmaz.
  • Söyleme sırrını dostuna, o da söyler dostuna.
  • Suyun çağlamazından insanın söylemezinden kork.
  • Üzüm üzüme baka baka kararır,
  • Yalnız taş duvar olmaz.
  • Yazın gölge hoş, kışın ambar boş.
  • Yiğit oynarken kaşık, ümüğünce şakırdar.
  • Yumuşak atın çiftesi pek olur.
  • Yürük at kendi yemini kendi arttırır, yürük olmayan at kendi yemini kendi bitirir.
  • Zenginin keyfi gelene kadar fakirin canı çıkarmış.
  • Her kaşıkla yemek biter, marifet Taraklı kaşığı gibi karın doyurmaktır.
  • Herkes kaşık yapar ama Taraklı kaşığı gibi sapını düz düşüremez.
  • Isıracak köpek dişini göstermez.
  • İşleyen demir pas tutmaz.
  • Kış beşikte, çeyiz sandıkta.
  • Koca öküz otluk yığının devrildiği gün doyar.
  • Kötü kabağın çekirdeği çok olur.
  • Mal canın yongasıdır.
  • Misafir misafiri sevmez, ev sahibi hiçbirini sevmez.
  • Misafirin sevileni ekmek yapıldığı gün gelir.
  • Has gızdan has gelin olu.
  • Her evin soğan soyması ayrı olur.

DEYİMLER

Deyimler; genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, ilgi çekici bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir. Atasözlerimiz ve deyimlerimiz hayata bakışımızın, değerlerimizin, geleneklerimizin, inançlarımızın söze dönüşmüş biçimleridir. Her atasözü her deyim aslında bir kültür değerimizdir.

  • Ağzı kulağına varmak,
  • Alıcı gözüyle bakmak,
  • Ayaklar altında çiğnenmek,
  • Bir dokun bin ah işit,
  • Bülbül gibi şakımak,
  • Ciğeri yanmak.
  • Döner taşım yok, öter kuşum yok.
  • Dört gözle beklemek.
  • Dut yemiş bülbüle dönmek,
  • Evde çorba yok daşacak, goca yok boşicek,
  • Ganım (karnım) yandı…. (Çok üzüldüm anlamındadır.)
  • Gelinen yere gidili(r)
  • Goca öküz otluk yığınının devrildi gün doya(r)
  • Gocaguş (Huluguş-Baykuş) ötdü Şükürü ölecek… (Baykuşun uğursuzluk getirdiğine inanılır..)
  • Gonşula razı gelise (Bayanın kocasından izin almasına işaret edilmektedir.)
  • Gurumuş gabine girmiş (Kişinin çok zayıfladığına işaret edilmektedir.)
  • Has gızdan has gelin olu(r)
  • İğde de olu, arşakda da olu, dokiyen galtakda da olu(r) (Kötülüğün herkeste olabileceğine işaret edilmektedir.)
    İki dirhem bir çekirdek.
  • Kel yavrusu gibi ne coruduyon? (Kara kara ne düşünüyorsun anlamındadır.)
  • Kırk gurda bi hurda. (Kişinin çok, yemeğin az olmasına işaret edilmektedir.)
  • Kulağı aslan kesilmek,
  • Kulak misafiri olmak,
  • Mal saybisine çekemiş,
  • Mertmenin alt başı dövüş, üst başı seviş (Evlilerin kavgasına işaret edilmektedir.)
  • Misafiri atlamalara gada geçirmesey tavıkla kurklamaz (Misafire çok hürmet gerektiğine işaret edilmektedir.)
  • Misafirin sevileni ekmek yapildi gün geli(r)
  • Naış (nakış) örnine göre işleni(r)
  • Namuslu adamdır; gursandan haram lokma geçmemişdir,
  • Onda çüke sürüm akıl yoktur be (Kişinin akıl-fikirsizliğine işaret edilmektedir.)
  • Ön teker nerden gidese, gıç teker de urdan gidemiş
  • Sen bilisin dince dövüş gavga omaz
  • Sen söle sen dine (Kişinin söz dinlemezliğine işaret edilmektedir.)
  • Sensin selensin dövüşe dutuşyola
  • Sofranın sınırı yok, tokadın yuları yok
  • Unu kuru olmak. 

Kaynakça:

http://www.tdk.gov.tr/index.php option=com_atasozleri&view=atasozleri

Sakarya Valiliği/Sakarya Üniversitesi, Sakarya Halk Kültürü (Derleme Çalışması), Sakarya, 2003

Irmak Kültür Sanat Derneği, 2004, Irmak Aylık Kültür Sanat Dergisi, sayı 40, sayfa 20

Akaltın, Yalçın.(Hazırlayan), Tuna, Fahri. (Editör) 2018.  Sakarya Türkmen/Manav Folkloru: Yedi Asırlık Bir Kültür, Yerel Kültür Derneği, Adapazarı.

http://www.sakaryakulturturizm.gov.tr/TR,110770/atasozleri-ve-deyimler.html

Türk Dil Kurumu Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü